Onu Barcelona'da, yerin beş kat altındaki bir otoparkta tanıdım. Kömür karası rengine rağmen ilk bakışta sevemedim.
Nasıl sevebilirim ki, bir başkasıyla karşılaşacağımı hayal etmiştim. Hayal de değil, öyle söz vermişlerdi. Büyük beklentiler, büyük düş kırıklıkları yaratıyor. Ona sonradan çok ısınacağımı, hatta onu çok seveceğimi tahmin edemezdim. Ama ilişkimizin 'ciddiye' dönüşmeyeceği, 'flört' olarak kalacağını ikimiz de biliyorduk. Yaz aşkı olacaktı.
Ben aklımın estiği yere gitmek, geride bıraktığım hiçbirşeyi düşünmeden, yeni yerler, yeni insanlar keşfetmek istiyordum. Hiçbir şeye bağlanmadan, hiç kimseye söz vermeden, sadece gitmek...
